İzmir Lazerle Fistül Tedavisi


  Tel : 0232 504 00 00

All Posts Tagged: Fistül

Fistül Lazer Tedavisi Herkeze Uygulanabilir Mi Ve Fiyatı Nedir ?

Herkeste olan fistül çeşitlidir. Fistülleri oluşturan bu bölgedeki anal apselerdir. Apseler oluştuktan sonra erkenden drene edilebilirlerse sorun kalmaz. Fakat cerrahi drenaj yapılmazsa apse en kolay bulduğu yoldan kendini drene edecektir. Bu drenajın bir ucu genelde anüs içinde bir ucu da ciltte olacaktır. Bu arada fistül yolunda çeşitli rezidü apseler kalacaktır. Bu apselerin kalması kişiden kişiye değişen bir durumdur.

Fistüller oluş yerlerine ve traselerine göre çok çeşitli şekilde gruplandırılır. Basit peri anal fistüllerde lazere gerek yoktur. Bu fistüllerin sfinkterlerle ilişkisi olmadığından lokal anestezi altında yapılacak bir fistülotomi operasyonu %90-95 sorunu çözecektir. Asıl önemli olan diğer sfinkterlerle ilişkisi olan fistüllerde yapılacak tedavidir.

Bu tür hastalar öncelikle MR tetkikine alınır. Fistülün yolu haritalandırılır. Bu arada fistülün içinde rezidü bir apse olup olmadığı araştırılır. Emin olunduktan sonra eğer apse varsa ilk başta gevşek bir setonla apselerin drene olması sağlanır. Bu arada fistülün bir doğru şeklinde mi yoksa atnalı fistül şeklinde mi olduğu araştırılır. Tüm bu işlemler bittikten sonra hemen hemen her fistül vakasında lazer kullanılabilir.

Hasta tercihen diz-dirsek pozisyonunda ve spinal anestezi altında işleme alınır. Önce dış delikten bir stile sokulur ve iç delik bulunur. İç delik küçük bir eliptik kesiyle çıkarılır ve burası intenal sfinter düzeyinde sütürle kapatılır ve daha sonra lazerle tüm fistül yolu kapatılır, lazer işlemi fistül tamamen kapatılıncaya kadar devam eder.

Fistül tedavisinde lazer tüm komplike fistüllerde uygulanabilir. Yukarıda anlatılan nedenlerle fistül tekrarlarsa 2.kez aynı hastaya uygulanabilir. Çünkü lazer sadece 4mm’lik bir derinlikte etkilidir. Bu derinlik fistülün tamamen kapatılması için yeterlidir. Aynı zamanda bu mesafe lazerin çevre dokulara zarar vermesini önler.

Crohn, colitis ülseroza gibi iltihabi hastalıklara bağlı olarak gelişmiş atipik fistüllerde de lazer başarı ile uygulanmaktadır. Fakat özellikle crohn hastalığında nüx daha fazla olmaktadır. Bazen de kapatılan fistülün yanı başında, başka yerde yeni fistüller ortaya çıkmaktadır. Bu nedenle hasta birkaç kez lazer tedavisi geçirebilir.

Diyabeti olanlarda, kemoterapi görenlerde, kortizon alanlarda bazen nüx daha fazla görülmektedir. Fakat bu nüksde yeniden lazer denenebilir. Bu tür hastalar genel durumları düzeldikten sonra tedavi edilmelidir. Tedavi ücretleri muayene sonucu belirlenmektedir. Muayenelerimiz ücretsizdir. Sağlık bakanlığının emri nedeniyle internet ortamında belli bir ücret aralığı yapılamamaktadır.

Randevu ve İletişim Numaraları

Tel: 0 (232) 504 00 00
Cep ve Whatsapp: 0 (533) 963 54 45

Devamını Oku

Fistül Lazer Tedavisi Kesin Çözüm Müdür ?

Fistüller anal bölgede oluşan apselerin yol açtığı bir ağzı anüs içinde diğer ağzı ciltte olan oluk tarzı tünellerdir. Anüs içinde bulunan ve kayganlığı sağlayan bezlerin iltihaplanıp apseleşmesiyle oluşurlar. Fistül kendini makatta akıntılarla gösterir. Zaman zaman fistülün ağzı tıkanırsa ağrı ve şişlikte yapabilir. Makadda gelen akıntı sarı renkli ve iltihabi yapıdadır. Bazen bu akıntı kanlı olabilir. Hastada ateş titreme ve halsizlik görülebilir.

Fistül erkeklerde daha fazla görülür. Genelde 40 yaşlarında pik yapar. Muayene sırasında dış ağızdan sokulacak bir stile yardımıyla genelde iç ağız bulunur. Bazen de dış ağızdan verilecek bir metilen mavisiyle anoskop yardımıyla bunun iç ağızdan geldiği görülür. Bu muayeneleri bir proktolog yapmalıdır.

Tedavide amaç iç ve dış delikler arasındaki tünelin ortadan kaldırılmasıdır. Bu kanala herhangi bir girişimde bulunmadan ilaç veya bitkisel tedavi ile ortadan kaldırmak mümkün değildir. Fistül tedavisinde diğer önemli bir nokta fistülün anüs kasları ile ilgisidir. Bu kasların yanlışlıkla kesilmesi gaz-gaita kaçırma gibi bir komplikasyona neden olur ve bu komplikasyon kalıcıdır. Fistül hastalarının karar vermeleri gereken ve çözülmesi elzem sorun budur. Diğer sorunda hastanın tedavi olmazsa akıntı ve apse yakınmalarının devam etmesidir.

Bu problemler nedeniyle komplike fistüllerde farklı yöntemler geliştirilmiştir. Bunlardan biride lazer ile fistül yolunun kapatılmasıdır. Lazer tedavisinde fistül yolu lazer yardımıyla eritilir ve ortadan kaldırılır. Bu yöntemin avantajı hastanın uzun süre hastanede kalması gerekmez. İşlemden birkaç saat sonra işinin başına dönebilir. Lazer tedavisinde sfinkterlere hiçbir şekilde zarar verilmediğinden gaz-gaita kaçırma diye bir problem görülmez.

Fistül tedavisinde nüx her zaman olabilir. Sfinkterleri kesmeyen perianal fistüllerde yapılan fistülotomi+küretaj işleminde başarı şansı %95-98’dir. Bunda bir stile yardımıyla tüm fistül yolu açılır ve sekonder iyileşmeye bırakılır. Bunun dışındaki fistüllerde eskiden uygulanan çeşitli tıkaç yöntemleri nüxü çok fazla olan yöntemlerdir.

Bazı apseli olan vakalarda uygulanan seton tedavisinde eğer gevşek seton uygulanırsa bunun hastanın ağrı ve şişlik yakınmalarını azaltmak dışında bir yararı olmaz. Seton kaldığı sürece hastanın akıntısı olacaktır. Sıkı setonda ise belirli aralıklarla materyal sıkılarak dönüşümlü olarak sfinkterleri kesmesi sağlanır. Bunlarda da başarı %70’i geçmez.

Lazer ile fistül yolunun kapatılmasında da başarı oranı %80’i geçmez. Ama günümüzde en rövanşta olan işlemdir. Bir kere hastalık nüx etse bile 2.kez lazer yapılabilir. Lazer ışını 4mm’lik bir derinlikte etkili olduğundan çevre dokulara zarar vermez. Sadece fistül içindeki proteinleri denatüre ederek, soğuduğunda fistül yolunun kapanması sağlanır. Fakat lazer tedavisinden önce fistül yolunda apse olmadığından emin olunmalıdır. Bunun için işlem öncesi mutlaka MR çektirilip fistül yolu haritalandırılmalıdır. Operasyon sırasında mutlaka iç delik eksize edilip, kapatılmalıdır. Fistül yolu lazer bıçağı birkaç kez fistül yoluna sokularak tam kapatılmalıdır.

Tecrübeli ellerde lazer tedavisinde başarı %80 civarındadır. Bu konuda hasta-hekim ilişkisi de çok önemlidir.

Randevu ve İletişim Numaraları

Tel: 0 (232) 504 00 00
Cep ve Whatsapp: 0 (533) 963 54 45

Devamını Oku

Fistül Lazer Tedaviside Dikkat Edilmesi Gerekenler

Fistül tedavisinde başarı şansı çok iyi olmadığından hastaların fistülden korunması daha önemlidir. Fistülleri yaratan olay bu bölgede oluşan apselerdir. Apselerde anüsün kayganlığını sağlayan bezlerin iltihaplanmasından kaynaklanır. Apselerin erkenden cerrahi olarak drene edilmesi fistül oluşumunu büyük ölçüde önler. Erken drene edilmeyen apseler kendiliğinden açılarak çeşitli derecelerde apselerin olmasına neden olmaktadır.

Fistül tedavisini mutlaka bir proktolog yapmalıdır. Basit perianal fistüllerde anüs kaslarını kesme olasılığı olmadığı için yapılacak bir fistülotomi ameliyatı %95 başarı ile sonuçlanacaktır.

Fistüllerin yapılan haritalanmasında komplike olduğu saptanırsa mutlaka kişiye özgü en uygun yöntem bulunup uygulanmalıdır.

Komplike fistüllerde uygulanan yöntemlerden biri seton uygulamasıdır. İp, naylon, misina gibi ipliksi bir materyal fistülün iç ve dış delikleri arasına geçirilir. Setonlar crohn hastalarında da uygulanabilir. Gevşek seton denilen yöntem uygulanır ve çok uzun süre hastalarda kalır. Bu yöntem fistülün tekrar apseleşmesini önler. Fakat fistülün  tamamen ortadan kaldırmaz. Fistülün kurutulmasında kesici seton denilen teknik kullanılır. Bu teknikte ise amaç anüs çevresindeki kaslara zarar vermemektir. Zaman içinde iyileşme seton yardımıyla olur. Hasta her ay gelir. Seton sıkılır. Her sıkmada sfinkterler bir miktar kesilir. Setonun birden fazla sıkılma ihtiyacından ötürü ağrı oluşabilir. Ayrıca setonun anüs kaslarına zarar verme olasılığıda vardır. Bu etkileri minimuma indiren elastik setonlar kullanılabilir.

Günümüzde uygun vakalarda lazerle fistülopeksi işlemi uygulanmaktadır. Bu yöntem gevşek seton uygulaması ve apse ortadan kaldırılmış vakalarda da uygulanmalıdır. Lazerle tüm fistül traktı koagüle edilmektedir. Başarı oranı %80 kadardır.

Hangi yöntemle yapılırsa yapılsın fistül ameliyatlarından sonra hastaların dikkat etmesi gereken konular vardır. Hastalar operasyon sonrası en az 1 ay oturma banyoları yapmalıdır. Her gün sabah akşam 10 dakika süre ile ılık su içine oturulur. Bunun sonucu anüs adelelerinde gevşeme olur. Anal basınç düşer ve fistülün tekrarlanması önlenir. Kan dolaşımı rahatlar, hasta  daha rahat dışkılar.

Hastalar diyetlerine çok dikkat etmelidir. Posa bırakan diyette beslenme dışkılamayı kolaylaştıracak ve kabızlığı önleyecektir. Yeşil ve kuru sebze, lifli gıdalar, bol meyve tüketilmelidir. Çay, kahve, kola özellikle mayalı içecekler, sade makarna, sade kırmızı et gibi posasız ürünler kısıtlanmalıdır. Bunlar kısıtlanırsa sert dışkı ve kabızlık ortadan kalkar.

Her sabah kahvaltı sonrası hastalar tuvalete gitmelidir. Hep aynı saatte tuvalet ihtiyacının giderilmesi bağırsağın bioritmik düzenini sağlar. Kabızlık ortadan kalkar.

Tuvalette ıkınılmamalıdır. Ikınmak anüs içindeki basıncı arttırır. Fistülün iç ağzına fazla yük getirir. Buda nükslere yol açabilir. Tuvalette fazla zamanda harcamamalıdır. Ortalama tuvalet süresi 5  dakikayı geçmemesi gerekir.

Diyetten baharatlı gıdaları çıkarmak gerekir. Özellikle acı yemek anüs kaslarında spazma yol açmaktadır. Fistül tedavilerinden sonra bunlara dikkat edilirse sorun daha kısa zamanda çözülecektir.

 

Randevu ve İletişim Numaraları

Tel: 0 (232) 504 00 00
Cep ve Whatsapp: 0 (533) 963 54 45

Devamını Oku

Fistül Lazer Tedavi Yöntemlerinden Hangisini Seçmeliyim

Anal fistülde tedavi yöntemini belirlemede en önemli konu fistülün trasesidir. Dış ağızın anüse uzaklığı, iç ağızın açılma yeri, fistülün anüs kasları ile ilişkisi tedavi yönteminin seçiminde etkilidir. Fistülde iç ağız kalın bağırsağın son kısmına granülasyon dokusu ile açılırken, dış ağız deride akıntı ve şişlikle kendini gösterir. Fistüllü hastalarda sıklıkla kanlı veya sarı renkli kokulu bir akıntı vardır.

Perianal fistüller her yaş gurubunda görülür. Erkeklerde 2 kat daha fazladır. Bunların oluşumunda asıl neden perianal apselerdir. Anal kanal çevresinde anüsün kayganlığını sağlayan anal bezler vardır. Bu bezler salgılarını anal kanala boşaltır. Bu bezlerin iltihaplanmasıyla anal apseler oluşur. Apseler erkenden drene edilmezse fistüllere neden olur.

Anal fistüller kanserler, bartholin kist apseleri, tuberkiloz, hidradenitis suppurativa, yağ kistleri ve crohn hastalığı ile karışabilir. Teşhisde MR ve endoanal ultrasonografi ( EAUS ) den yararlanılır.

Tedavi seçimini mutlaka bir proktog yapmalıdır. Çünkü burası özelliği olan bir bölgedir. Anüs çevresindeki kaslara verilebilecek bir zarar ömür boyu gaz-gaita tutamama gibi bir problem yaratabilir. Öncelikle ameliyatsız teknikleri tanımlayalım:

1-Fibrin Yapıştırıcı Tekniği: Bunda fistül yolu bulunur. Fistül yolu ince bir küretle kürete edilir. Kanama yoksa fibrin yapıştırıcı ilaç özel enjektörü yardımıyla fistül içine sevkedilir. Bunlarda başarı oranı %60-70’i geçmez. Uzun dönemde tekrarlama olasılığı yüksektir. Bu yöntemde sfinkterlere zarar verilmez.

2-Tıkaç Yöntemi: Hasta yine fibrin uygulamasındaki gibi hazırlanır. Bunda fistül bir tıkaç yardımıyla kapatılır. Kullanılan tıkaç metaryali domuz ince bağırsağından elde edilen steril ve geri dönüşümlü bir maddedir. Tıkaç fistül içine sevkedilmeden önce iç delikteki granülasyon dokusu çıkarılır. İç delik sfinkter düzeyinde sütur metaryali ile kapatılır. Sonra dış delikten tıkaç maddesi verilir ve dış ağız da eksize edilip dikilir. Fistülün doğal yolla iyileşmesi sağlanır. Fakat pek başarılı bir yöntem değildir. Günümüzde hemen hemen hiç kullanılmamaktadır.

Fistül ameliyatlarında ana prensip fistül yolunun ortadan kaldırılmasıdır.

1-Fistülotomi+Küretaj: Perianal fistül dediğimiz fistülün anüs kaslarını kesmediği vakalarda uygulanan yöntemdir. Başarı oranı %95-99 gibi çok yüksektir. Dış delikten sokulan stile iç delikten çıkarılır. Sonra stile üzerinden koter veya lazerle tüm fistül traktı kesilir. Sonra loj kürete edilir. Sekonder iyileşmeye bırakılır. Bunda dikkat edilmesi gereken konu sfinkter dediğimiz adelelere zarar vermemektir. Eğer fistül sfinkterleri kesiyorsa sfinkterlere kadar olan bölüm açılır ve sfinkter kısmına seton denilen ( ip, lastik veya misina) geçirilir.

2-Lazerle Fistül Yolunun Kapatılması: Özel lazer bıçakları ile yapılır. Tüm fistül yolu lazer ile eritilerek kapatılır. Denatüre olan protein yapıları soğuduğunda fistül yolunu kapatır. %70-80 başarı oranı olan bir yöntemdir. Ayrıca operasyon sırasında iç delikte eksize edilip kapatılır.

Hangi tedavi yöntemi seçilecek bunu bu konuda uzman bir proktolog vermelidir. Bu anlatılan yöntemlerin dışında da çeşitli fleb yöntemleri, çeşitli seton yöntemleri vardır.

Randevu ve İletişim Numaraları

Tel: 0 (232) 504 00 00
Cep ve Whatsapp: 0 (533) 963 54 45

Devamını Oku

Fistül Lazer Tedavisini Nerelerde Yaptırabilirim ?

En başta muayeneyi yapan hekim çok önemlidir. Tercihen proktoloji masasında hasta diz-dirsek pozisyonunda yatırılır. Bu pozisyonda dış ağız çok rahat görülür. Bundan sonra bir stile yardımıyla fistül yolu bulunmaya çalışılır. Bunda dikkat edilecek konu stile ile yalancı yollar yaratmamaktır. Bazen de dış ağızdan itibaren fistüller dallanıp budaklanır. Bu dallanıp budaklanmayı haritalamak gerekir. Çünkü dış ağızdan içeri doğru fistül trasesinin nasıl bir yol izlediği bilinmezse tedavi başarısız olacaktır. Bazı fistüllerin doğru bir eksen şeklinde trase izler anal kanala doğruda açılır. Bazıları ise anüs çevresinde dolanır, bir ark çizerek anal kanala açılır. Bu arada anüs çevresindeki kasların fistülle ilişkisi bulunmaya çalışılır.

2.önemli konu hastanın crohn veya colitis ülseroza gibi iltihabi bir hastalığı var mı? İçeride tümöral bir oluşum olabilir mi ? Bunların araştırması yapılır. İltihabi bir hastalık veya kanser yönünden en azından bir rektoskopi yapılır. Kuşkulu bir durum görülürse mutlaka biopsi alınır.

Hastanın sorgusunda daha önce fistül nedeni ile bir ameliyat geçirmiş mi? Eğer ameliyat geçirdiyse anal kaslara zarar verilmiş mi? Hastada gaz-gaita tutamama gibi bir durum var mı, hastanın anal fonksiyonlarının durumu nasıl? Gibi sorular sorulmalıdır. Böylece anal fistül tanısı tam ve ayrıntılı olarak konur.

Bundan sonra hastaya MR çektirilip fistülün sfinkterlerle ilgisi, fistül yolunda apse olup olmadığı, atnalı fistül şekli var mı, araştırılır. Bu amaçla endoanal ultrasonografite kullanılabilir. Bunda sfinkter kaslarının durumu daha iyi gözlemlenir. Özellikle daha önce apse olmuş hastalarda bu durum çok önemlidir.

Fistül tanısı tam konulduktan sonra yapılacak tedaviye geçilir. Bu arada tedaviye cevap kişiden kişiye değişmektedir. Anal fistüller tedavi edilmezse kendiliğinden iyileşmez. Tedavi edilse bile çoğu vakada başarı şansı %80’ni geçmez. Kişinin anal bölgesindeki bağışıklık yanıtının güçlü olması, anal bölgede bakterilerin çok fazla barınmaları nedeniyle anal fistüller inatçı olarak seyrederler. Anal fistüller tedavi edilmezse zaman içinde apseleşebilir, yeni fistüller dallanıp budaklanmalar yaratabilir.

Bu yüzden fistül tedavisi zor bir tedavidir. Uzmanlık ister. Fistül saptandığında fistül haritası iyi çıkarılmalı, anüsdeki yerine, anüs kaslarıyla olan ilişkisine göre hastaya en uygun yöntem bulunmalıdır. Yanlış yapılacak bir uygulama 2.operasyonuda zora sokacaktır.

Her dalda olduğu gibi tıpta da spesifik küçük uzmanlık alanları oluşmuştur. Bilgi birikimi arttıkça hekimlerin tüm tıp uygulamalarını bilme ve gerçekleştirme şansları kalmamaktadır. Fistül konusunda proktoloji uzmanları ilgilenmektedir. Op. Dr. Altan Karan 37 yıllık deneyimi olan bir proktologdur.

Randevu ve İletişim Numaraları

Tel: 0 (232) 504 00 00
Cep ve Whatsapp: 0 (533) 963 54 45

Devamını Oku

Fistül Lazer Tedavisinden Sonra Dikkat Edilmesi Gerekenler Nelerdir ?

Açık bir yarası olmaması dokuya fazla zarar vermemesine rağmen fistülde lazer ameliyatlarında sonrada hastaların dikkat etmesi gereken konular vardır. Anal fistül ameliyatında sonra hastaların beslenme şekline dikkat etmesi, dışkılama sonrası yapması gereken durumlar vardır. Lifli gıdalar yemek ve bol su tercihen günde 3 litre su içmek fistül ameliyatı sonrası son derece önemlidir.

Anal bölge ameliyatlarından sonra dışkılama sonrası mutlaka oturma banyoları yapılmalıdır. Sıcak su buradaki sfinkter dediğimiz adalelerde gevşemeye ve anüs basıncının düşmesine neden olur. Lazer ile fistül kapatma operasyonundan sonra anal bölgedeki basınç yüksek olmamalıdır. Yüksek olursa iç delikten tekrar dışkı, gaz gibi materyal gelebilir.

Oturma banyosu sonrası anüs bölgesi yumuşak bir tuvalet kağıdıyla veya saç kurutma makinası ile kurulanmalıdır. Sert tuvalet kağıdı ile yapılan makat temizliği ciddi bir tahrişe zemin oluşturabilir. Ayrıca makat temizliğinde ıslak mendil de kullanılabilir.

Hastalar tuvalette uzun zaman geçirmemelidir. Tuvalette kalınan süre 5 dakikayı aşmamalıdır. Tuvalette fazla ıkınmamalıdır. Ikınma bu bölgedeki basıncı artıran en büyük faktördür. Tuvalette gazete okunmamalı, cep telefonu ile uğraşmamalıdır. Alaturka tuvaletler klozetli tuvaletlere göre daha iyidir. Dizler karına baskı yaparak daha rahat dışkılamayı sağlamaktadırlar.

Her ameliyatta olduğu gibi lazerle dokuya ne kadar az zarar verilmiş olsa da yara iyileşmesi için belli bir süre geçecektir. Yaranın iyileşmesinde hastalığın evresi, fistülün uzunluğu, at nalı şeklinde olup olmadığı, fistül yolunda rezidü apse olup olmadığı, fistülün yan yollarının olup olmadığı önemlidir. Hastanın yara iyileşmesini etkileyecek diyabet gibi sistemik bir hastalığı olması, kortizon kullanması, kemoterapi görmesi, karaciğer hastalığı olması ameliyat bitiminde dokuların canlılığı ve kanlanması gibi birçok faktör yara iyileşmesini etkiler.

Lazerle fistül ameliyatından sonrada oturma banyoları şarttır. Hastanın korku nedeniyle dışkılamasını ertelememesi gerekir. Hasta sabah-akşam bir leğene ılık su koyarak 10 dakikayı geçmeyecek şekilde oturma banyosu yapar. Suyun sıcaklığı için hasta dirseğini suyun içine koyar ve yakmaması gerekir. Hasta bu işlemi duş başlığını bu bölgeye tutarakta yapabilir. Haftada 1 doktor kontrolü şarttır. Deniz suyu da yararlıdır. Denize girme olanağı olmayan hastalar oturma banyosu yapılan suyun içine deniz suyu ekleyebilirler.

Ameliyattan sonraki 4-6 hafta makattan aralıklarla sarı renkli, sümüksü bir salgı gelebilir. Bu durum lazer ameliyatlarında çok az görülür. Bu akıntının sürmesi ıslak makat oluşturur. Bu da makatta tahrişe ve dermatite yol açar. Bu da fistül ağzının açılmasına yol açabilir.

Randevu ve İletişim Numaraları

Tel: 0 (232) 504 00 00
Cep ve Whatsapp: 0 (533) 963 54 45

Devamını Oku

Fistül Lazer Tedavisi Nasıl Yapılır ?

Komplike olan fistüllerde yani anüs kaslarını kesen fistüllerde günümüzde en çok kullanılan yöntemlerden biridir. Dokuya fazla zarar vermemesi, 3mm’nin altındaki dokuları etkilememesi nedeniyle günümüzde en çok kullanılan yöntemlerden biridir.

Fistül tedavisinde kullanılan lazer probu 360° ısı verir. Tekrarlayan fistüllerde rahatlıkla kullanılabilir. Lazer fistül içindeki iç çeperi eritir. Buradaki proteinler erir ve bunlar soğuduklarında fistül yolunu tıkar. Fistül içindeki enfeksiyona neden olan mikroorganizmalarda ölür. Burada dikkat edilmesi gereken fistül yolunda bir apse odağı olmasıdır. Apse varsa apse içindeki mikroorganizmalar bu ortamda hızla ürerler ve fistülün tekrarlamasına neden olurlar. Operasyon öncesi çektirilen MR’ larda bazen fistül yolundaki apseler görünmeyebilir. 1cm çaptan daha küçük apseleri görmek çok zordur.

Lazer ile fistül kapatılması operasyonu genel veya spinal anestezi altında yapılır. Tercihen proktoloji masası kullanılmalıdır. Dış delikten sokulan bir stile ile iç delik bulunur. Bazı vakalarda dış delikten verilen metilen mavisi iç deliğin bulanmasını kolaylaştırır. İç delik bulunduktan sonra bir ekartör yardımıyla iç deliğe bir askı sütürü konur. Bunun önderliğinde iç delik çevresindeki granülasyon dokusu elektrokoterle kesilerek çıkarılır. Sonra dış delikten sokulan bir ince küret yardımıyla fistül yolu kürete edilir. Bu arada MR’da görülmeyen bir apse odağı varsa oda kürete edilmiş olur. Bu işlemden sonra lazer probu dış delikten sokulur iç deliğe kadar ilerletilir. Tüm fistül yolu yakılarak kapanması sağlanır. Prob tekrar tekrar fistül içinde ilerletilerek yolun tamamen yandığından emin olmak gerekir. Bu yakma işlemi tamamlandıktan sonra daha önce açılmış iç delik internal sfinkter düzeyinden emilebilir bir dikiş materyali kullanılarak kapatılır. Operasyona son verilir.

Operasyon sonrası hasta 1 gün süre ile hastanede tutulur. Anesteziye bağlı bir komplikasyon olmamasına dikkat edilir. İdrar retansiyonu olursa sonda takılır. Ağrıları için analjezikler verilir.

Bu operasyonda geniş bir yara olmadığı için ciddi bir yara bakımı veya aylarca süren pansumana gerek duyulmaz. Hasta birkaç gün içinde işine, okuluna ve sosyal yaşamına dönebilir. Hastalar işlem sonrası son derece rahattır. Uzun süren pansumanlara katlanmazlar. Kanama gibi bir komplikasyonla karşılaşmazlar. Birkaç gün içinde işinin başına dönebilirler. Gaz kaçırma, dışkı kaçırma gibi komplikasyonlar görülmez. Lazer probundaki ışın 4mm’lik bir derinliğe nüfuz eder. Bu nedenle minimal doku hasarı vardır. Nüx vakalarda bu yöntem yeniden uygulanabilir.

Randevu ve İletişim Numaraları

Tel: 0 (232) 504 00 00
Cep ve Whatsapp: 0 (533) 963 54 45

Devamını Oku

Fistül Lazer Tedavi yöntemleri Nelerdir ?

Fistül iki boşluk arasında oluşmuş normalde olmaması gereken bir oluktur. Boşluklar arası bağlantıyı sağlar. İç organlar arasında görüldüğü gibi insan vücudunda en çok anal bölgede görülür. Anüsün iç kısmı ile anüs derisi arasında bir bağlantı oluşturur.  Buna tıpta perianal fistül veya anal fistül denir. Kanserleşme riski olan bir hastalık değildir. Fakat akıntıları ve kötü hijyene neden olması yüzünden hastaları canından bezdiren bir hastalıktır.

Fistül tedavisinde en büyük tehlike dışkı ve gaz kontrolünü sağlayan anüs çevresindeki kaslara zarar verme korkusudur. Bu korku nedeniyle tedavisi özellik arz eder. Çoğu cerrahta bu tehlike yüzünden tedaviden kaçınır.

PeriAnal Fistül Tedavisi

Anal fistüllerin %70 kadarı basit fistüllerdir. Bunlar sfinkterler dışında olduğundan tedavileri basittir. Fistül tünel şeklinde bir yapı olduğundan tünelin tavanının açılması ve ikincil iyileşmeye bırakılması etkin bir tedavi sağlar. Başarı şansı %95’dir. Fakat fistüller ne yazık ki tekrarlayan hastalıklardır. Bu nedenle her tedavide mutlaka sfinkter yapıları korunmalıdır.

Anal fistüllerin oluşumunda anal apseler 1.derecede rol oynar. Bu apseler anüsteki kayganlığı sağlayan bezlerin iltihaplanması sonucu gelişir. Bu bezlerin salgı kanalları tıkanırsa, salgı geride birikir ve apseleşir. Bu apse cerrahi olarak drene edilmezse bir süre sonra en kolay bulduğu yere bağırsak ve cilde açılır.  Bunun sonucu da fistüller oluşur. Bu bezlerden insanda 8-10 tane vardır. Her zaman iltihaplanma ve tıkanma riski taşırlar. Bu nedenle anal fistül tekrarlayabilen bir hastalıktır. Ama tekrarlamanın asıl nedeni eksik tedavidir.

Anal fistüller sfinkterlerle olan ilişkilerine göre çeşitli sınıflara ayrılır ve tedavileri de farklıdır. Yüzeyel ve intersfinkterik olanlar basit, diğerleri komplike fistül olarak adlandırılırlar. Ayrıca bu fistüllerin birbiriyle birleşen birden fazla kanalı da bulunabilir. Fistüller genelde bir doğru üzerinde seyrederler. Eğer fistül anal kanalı çevreliyorsa at nalı fistülden bahsedilir.

Fistülde tedavi seçenekleri çok farklıdır. Basit fistüllerde açılarak fistülotomi yapılması %90-95 başarıyla sonuçlanır. Komplike fistüllerde ise çeşitli yöntemler denenebilir. Fakat hangi yöntem olursa olsun başarı şansı %80’i geçmez. Tedavide amaç dışkı kontrolünü sağlayan anal sfinkterlerin zarar görmemesidir.

Son yıllarda tıbbın çeşitli dallarında kullanılan lazer tedavisi fistül tedavisinde de kullanılmaya başlamıştır. İnce ve esnek yapıya sahip enerji uçlarının devreye girmesiyle lazer daha çok kullanılır olmuştur. Lazerle anal fistül tedavisi için 360°  derece ısı veren ve bu ısıyı 4mm kadar derine ileten problar kullanılmaktadır. Bu lazer ucu sfinkterlere zarar vermez. Sonuç alınmasa bile başka bir yöntemin uygulanmasını engellemez. Lazer fistül yolunu eritir. Tünel tıkanır ayrıca işlem sırasında iç delikte kapatılır.

Randevu ve İletişim Numaraları

Tel: 0 (232) 504 00 00
Cep ve Whatsapp: 0 (533) 963 54 45

Devamını Oku

Fistul Nedir ?

Fistül iki organ veya doku arasında normalde olmaması gereken bir yoldur. Türkçe karşılığı oluk, yolak şeklinde söyleyebiliriz. Fistüller en çok anal bölgede görülür. Bir ağzı anüs derisinde, diğer ağzı ise anüs içindedir. Anüsün kapalı olduğu durumlarda bu fistülden gaita içeriği veya gaz geldiği görülür. Hastaları rahatsız eden, tedavi olmadığında yıllarca süren bir durumdur. Fistüller ayrıca karın içinde bağırsaklar arasında, pankreas da, safra yollarında vs olabilir. Bunların bir kısmı dış fistül bir kısmı iç fistüldür. Dış fistüller karın içindeki organlarla cilt arasındadır. Salgısı dışarı akar.

Anal kanal ile anüs cildi arasındaki fistüllerin en basiti peri anal fistüllerdir. Bunların hemen hemen tamamına yakını anal bir apseyi takiben gelişir. Anal apselerinde kaynağı anüsün kayganlığını sağlayan bezlerdir. Bunlar anüs içinde dişli çizgi denen yerde bulunur ve anüs içine salgı yaparak dışkının rahat çıkmasını sağlar. Bunların iltihaplanması salgı kanallarını tıkar ve geride biriken salgı bir süre sonra apseleşir. Bu apselerin açılmasıyla da fistüller oluşur. Yani fistül apsenin geliştiği salgı bezi ile apsenin boşaldığı cilt arasında oluşan bir geçittir.

Fistül Çeşitleri

Fistüller anal kanal çevresindeki kaslarla olan ilişkisine göre sınıflandırılırlar. En çok görülen fistüller anüs çevresindeki iki kas arasında gelişmiş fistüllerdir. Bunlar fistüllerin %70-80’ini oluşturur. Bunun dışında kasları kesen, kasların dışından seyreden, at nalı şeklinde olan çeşitli fistüller vardır. Bunlar azdır. Bunun önemi fistülün tipine göre yapılacak tedavinin değişmesidir. Çünkü ameliyat sırasında bu adalelerin kesilmesi gaz kaçırma, büyük abdest kaçırma gibi komplikasyonlara neden olmaktadır.

Fistüllerde belirti kötü kokulu akıntıdır. Bu akıntı bazen kanlı olabilir. Akıntı kişinin sürekli iç çamaşırını kirletir. Anüs bölgesindeki deride sürekli bir ıslaklık oluşturur.

Bu da bu bölgede kaşıntılara, dermatite neden olmaktadır. Fistül oluşumuna neden olan apselerde ise mutlaka şişlik, ağrı vardır. Hatalarda sistemik olarak ateş ve titreme görülür. Apseli yerin üzerine basmakla ağrı vardır, o bölge yumuşaktır ve kırmızıdır. Apse bu durumda cerrahi olarak boşaltılırsa ağrının birden kaybolduğu görülür. Erken drene edilen vakalarda fistül oluşmayabilir. Fistül oluşan vakalarda sürekli bir akıntı vardır. Bu akıntı başlangıçta iltihaplıdır. Zaman geçtikçe olay kronikleştikçe dışkı renginde pis kokulu bir akıntıya döner. Zaman zaman fistül ağzında gaz geldiği de görülür.

Fistüllerin apseler dışında crohn hastalığında, travmalara bağlı olarak, mantar enfeksiyonlarında da oluşabilir.

Tanıda endo anal US ve MR yaptırılır. Fistül yolu içindeki apse odakları tek tek araştırılır. Basit peri anal fistüllerde anüs sfinkterleri ile fistül arasında bir kesişim olmadığından seçkin tedavi fistülotomi + küretajdır. Fistül yolu bir stile ile bulunur ve koterle açılır. Kürete edildikten sonra sekonder iyileşmeye bırakılır.

Komplike vakalarda önce seton ile apse drenajı yapılır. Rezidü apselerin olmadığı MR ile kanıtlandıktan sonra esnek, radyalemisyonlu fiber çubuk ile fistül yolu yakılır. Epitelize doku tahrip edilir. Sonra iç delikteki granilom eksize edilerek internalsfinkter düzeyinden kapatılır. Başarı oranı %70-80’dir.

Devamını Oku

Fistul Neden Olur ?

Fistül bir ucu deride diğer ucu anüs içinde olan bir oluk, yoldur. Bu yoldan zaman zaman gelen gaita akıntıları ve gaz insanı rahatsız eder. Günlük yaşamdan soğutur.

Fistüllerin oluşumunda asıl neden bu bölgede oluşan apselerdir. Makatta ağrı, şişlik ve ateş yükselmesi şeklinde başlar. Bu apselerin oluşumuna yol açan neden de anüsün kayganlığını sağlayan bezlerin iltihabıdır. Bu bezler iltihaplandıktan sonra salgı kanalları tıkanır ve salgı geride birikerek apseleşir. Bu apselerin erken cerrahi drenajı genelde fistül oluşumunu önler. Fakat apseler kendi kendine açılırsa %60-70 fistüle dönmektedir. Cerrahi drenaj veya apsenin kendi kendine açılması ile hastada belirgin bir rahatlık olur. Hasta olayın geçtiğini sanır, fakat bir süre sonra hastada akıntılar, iç çamaşırında kirlenmeler görülmeye başlar. Genelde anüs kenarında üzerine basınca akıntı veya apse gelen bir delik vardır. Bu safhadan sonra olay artık kronikleşmiştir ve fistül oluşmuştur.

Oluşan fistül apsenin drenajını sağlasa da, bu tam olmayabilir. Mevcut apse komşu başka anatomik yapılara açılabilir. Buralarda oluşan rezidü apseler fistüllerin daha komplike hala gelmesine neden olur.

Fistüllerin Özellikleri

Fistüllerde genelde en az 2 delik bulunur. İçteki delik anüs içinde dişli çizgi denilen anüs kayganlığını sağlayan bezlerin salgı kanallarının ağızlarında bulunur. Dış delik ise genelde anüs cildindedir. Dış delikten iltihabın kurumamasına bağlı olarak az veya çok iltihap geldiği çoğu zaman gözlenir. Miktarı durumuna göre değişir.

Fistüller apseler dışında crohn hastalığında, tüberkülozda, kanserde, anal bölgeye gelen travmalara bağlı olarak, bazı mantar enfeksiyonlarında görülebilir. Bu tür fistüllerde öncelikle buna neden olan hastalık tedavi edilmelidir.

Kronik anal fistüller ileride yaptıkları tahriş nedeni ile çok nadirde olsa kanserleşebilirler. Fakat genelde hastayı rahatsız eden, sıkıntı veren bir durum olarak yıllarca sürer gider. Fakat fistül tedavisiz kaldığı sürece ilerler ve yayılır. Bu nedenle erken teşhis çok önemlidir.

En çok görülen fistüller basit inter sfinkterik dediğimiz anüs kasları arasında gelişen fistüllerdir. Bunlar mevcut fistüllerin %70-80’ini oluşturur. Bunun dışında anüs kaslarını kesen, anüs kaslarının dışından seyreden, at nalı şeklinde bir seyir izleyen çeşitli fistüller vardır. Bunların her birinin tedavisi farklıdır.

Anal Fistül Tanısı

Anal fistüllerin tanısında endorektal US ve anal MR kullanılır. Fistül yolunun sfinkterlerle ilgisi, fistül yolunda rezidü apse olup olmadığı bu yöntemlerle saptanır. Önceden uygulanan fistülografinin günümüzde değeri azalmıştır.

Anal fistüllerin kendi kendilerine iyileşmesi söz konusu değildir. Halk arasında söylenen ilaç tedavileri veya bitkisel tedavilerin hiçbir anlamı yoktur. Bununla birlikte hastanın yaşam kalitesini düşürmeyen akıntısı yok denecek kadar az olan fistüllerde hastalara eğer tedavi komplikasyonları fazla olacaksa takip önerilebilir. Özellikle anal yetmezlik oluşacak yüksek fistüllerde buna başvurulabilir.

Semptomatik fistüllerde ise tedavi yapılmalıdır. Basit peri anal fistüllerde anüs kaslarıyla çok ilgili değilse yapılacak fistülotomi + küretaj işlemi seçkin tedavidir ve %90-95 sonuç verir.

Komplike fistüllerde önce seton yöntemi ile fistül yolunun drenajı sağlanır. Rezidü apseler ortadan kaldırılır. Sonra lineer lazer probu ile tüm fistül yolu kapatılır. İç delik ucundaki granülom çıkarılarak kapatılır. %70-80 sonuç veren günümüzde en çok uygulanan yöntemdir.

Devamını Oku
Hemen Ara
Yol Tarifi