İzmir Lazerle Fistül Tedavisi


  Tel : 0232 504 00 00

Fistul Neden Olur ?

Fistül bir ucu deride diğer ucu anüs içinde olan bir oluk, yoldur. Bu yoldan zaman zaman gelen gaita akıntıları ve gaz insanı rahatsız eder. Günlük yaşamdan soğutur.

Fistüllerin oluşumunda asıl neden bu bölgede oluşan apselerdir. Makatta ağrı, şişlik ve ateş yükselmesi şeklinde başlar. Bu apselerin oluşumuna yol açan neden de anüsün kayganlığını sağlayan bezlerin iltihabıdır. Bu bezler iltihaplandıktan sonra salgı kanalları tıkanır ve salgı geride birikerek apseleşir. Bu apselerin erken cerrahi drenajı genelde fistül oluşumunu önler. Fakat apseler kendi kendine açılırsa %60-70 fistüle dönmektedir. Cerrahi drenaj veya apsenin kendi kendine açılması ile hastada belirgin bir rahatlık olur. Hasta olayın geçtiğini sanır, fakat bir süre sonra hastada akıntılar, iç çamaşırında kirlenmeler görülmeye başlar. Genelde anüs kenarında üzerine basınca akıntı veya apse gelen bir delik vardır. Bu safhadan sonra olay artık kronikleşmiştir ve fistül oluşmuştur.

Oluşan fistül apsenin drenajını sağlasa da, bu tam olmayabilir. Mevcut apse komşu başka anatomik yapılara açılabilir. Buralarda oluşan rezidü apseler fistüllerin daha komplike hala gelmesine neden olur.

Fistüllerin Özellikleri

Fistüllerde genelde en az 2 delik bulunur. İçteki delik anüs içinde dişli çizgi denilen anüs kayganlığını sağlayan bezlerin salgı kanallarının ağızlarında bulunur. Dış delik ise genelde anüs cildindedir. Dış delikten iltihabın kurumamasına bağlı olarak az veya çok iltihap geldiği çoğu zaman gözlenir. Miktarı durumuna göre değişir.

Fistüller apseler dışında crohn hastalığında, tüberkülozda, kanserde, anal bölgeye gelen travmalara bağlı olarak, bazı mantar enfeksiyonlarında görülebilir. Bu tür fistüllerde öncelikle buna neden olan hastalık tedavi edilmelidir.

Kronik anal fistüller ileride yaptıkları tahriş nedeni ile çok nadirde olsa kanserleşebilirler. Fakat genelde hastayı rahatsız eden, sıkıntı veren bir durum olarak yıllarca sürer gider. Fakat fistül tedavisiz kaldığı sürece ilerler ve yayılır. Bu nedenle erken teşhis çok önemlidir.

En çok görülen fistüller basit inter sfinkterik dediğimiz anüs kasları arasında gelişen fistüllerdir. Bunlar mevcut fistüllerin %70-80’ini oluşturur. Bunun dışında anüs kaslarını kesen, anüs kaslarının dışından seyreden, at nalı şeklinde bir seyir izleyen çeşitli fistüller vardır. Bunların her birinin tedavisi farklıdır.

Anal Fistül Tanısı

Anal fistüllerin tanısında endorektal US ve anal MR kullanılır. Fistül yolunun sfinkterlerle ilgisi, fistül yolunda rezidü apse olup olmadığı bu yöntemlerle saptanır. Önceden uygulanan fistülografinin günümüzde değeri azalmıştır.

Anal fistüllerin kendi kendilerine iyileşmesi söz konusu değildir. Halk arasında söylenen ilaç tedavileri veya bitkisel tedavilerin hiçbir anlamı yoktur. Bununla birlikte hastanın yaşam kalitesini düşürmeyen akıntısı yok denecek kadar az olan fistüllerde hastalara eğer tedavi komplikasyonları fazla olacaksa takip önerilebilir. Özellikle anal yetmezlik oluşacak yüksek fistüllerde buna başvurulabilir.

Semptomatik fistüllerde ise tedavi yapılmalıdır. Basit peri anal fistüllerde anüs kaslarıyla çok ilgili değilse yapılacak fistülotomi + küretaj işlemi seçkin tedavidir ve %90-95 sonuç verir.

Komplike fistüllerde önce seton yöntemi ile fistül yolunun drenajı sağlanır. Rezidü apseler ortadan kaldırılır. Sonra lineer lazer probu ile tüm fistül yolu kapatılır. İç delik ucundaki granülom çıkarılarak kapatılır. %70-80 sonuç veren günümüzde en çok uygulanan yöntemdir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Hemen Ara
Yol Tarifi